Vs 28.Dergi/Medya Röportaj/ÜÇÜNCÜ SAYFA

Vs 28.Dergi/Medya Röportaj/ÜÇÜNCÜ SAYFA

Prof. Dr. Yasemin İnceoğlu / Galatasaray Üniversitesi İletişim Fakültesi öğretim üyesi

Vs.: Üçüncü sayfa haberi tanımı nedir?


Töre ve namus cinayetleri, dolandırıcılık, aile içi şiddet, trafik, cinsel (ensest, pedofili, tecavüz), cinayet, fuhuş, hırsızlık, kız kaçırma, kan davası, gasp, uyuşturucu ve çocuk suçları gibi gazetelerin üçüncü sayfasında yer veren haberlere üçüncü sayfa haberi denir.
Vs.: Sizce Türk medyasında yer alan üçüncü sayfa haberleri bu tanıma uyuyor mu?
Uyuyor. Üçüncü sayfalar “insan köpeği ısırırsa haber ama köpek insanı ısırırsa haber değildir” düşüncesini pekiştiren sayfadır. Zeki Demirkubuz`un “Üçüncü Sayfa” filminin katalogunda yer alan “Üçüncü Sayfa, kaybetmeye mahkum birinin dramatik portresi” cümlesi gerçekten Türk medyasında yer alan üçüncü sayfa haberlerini güzel açıklıyor.
Vs.: Üçüncü sayfa haberlerine okuyucuların ilgisi ne düzeyde?

Okuyucular istiyor ancak okuyucular istiyor diye bu haberleri veremezsiniz. Sosyal sorumluluk anlayışının temelindeki en önemli unsur kamu merakı değil, kamu çıkarıdır.
Vs.: Sizce üçüncü sayfa haberlerinde yaşanan gerçekler okuyucuya ne kadar nesnel, ne kadar müdahalesiz aktarılıyor?

Medyanın, anlamın toplumsal inşasında ideolojik bir işlevi vardır: bu bağlamda üçüncü sayfa haberlerinde adeta suç yoksulluk ile özdeşleştirilmekte, dramatizasyon, normalleştirme, bireyselleştirme ve ötekileştirme suretiyle kendi gündemini yaratma vurgulanarak özellikle ahlak ağırlıklı kültürel kodlar ön plana çıkarılmakta. Böylece medya kendi gerçekliğini süreklilik içerisinde üretmekte.

Vs.: Türk medyasının üçüncü sayfa haberlerinde kadına yaklaşımı ne boyutta?

Medyada kadının yanlış ve eksik temsil edilme sorunu yalnız ülkemize has bir sorun değil, evrensel bir konu. Kadının bilinçlenmesi ve haklarının kazanabilmesi için aile içi ilişkilerden eğitim sistemine, iş yerlerindeki erkek egemen bakıştan dine ve aynı bakış açısına sahip siyasete kadar her şey yeniden yapılanmalıdır. Bunu yaparlarken de özellikle gazeteciler kadın duyarlılıklarını askıya almamalıdır. Bir önemli husus da bu konudaki bilimsel araştırmaların yapılma zorunluluğu. Bu araştırmalarla durumun vahameti idrak edilebilir.
Vs.: Kitle iletişim araçlarının tarafsız yayın ilkelerini, en net şekilde gazetelerin üçüncü sayfalarında göz ardı ettiği eleştirisinde ne kadar gerçeklik payı var?

Bence buna verilebilecek en doğru yanıt; Türkiye Gazeteciler Cemiyeti’nin Gazetecinin Hak ve Sorumlulukları Bildirgesi olacak. Gazetecinin Hak ve Sorumluluk Bildirgesine ek olarak yer alan “Gazetecinin Davranış Kuralları’nın”; Sağlık, Kimlik veya Özel Durum, Cinsel Saldırılar, Çocuk ve Yargı alt bölümlerini okuyup bir de gazetelerimizin üçüncü sayfalarına göz attığınızda bu eleştirinin gerçeklik payı olup olmadığını net bir biçimde görebilirsiniz.
Şiddet sıradanlaştırılıyor
Araştırmalar, şiddet haberlerinin şiddeti olgunlaştırarak sıradanlaştırdığını böylelikle toplumlarda tehdit unsuru oluşturduklarını ortaya koyuyor. Ama bu şiddet haberlerinin verilmemesi gerektiği biçiminde algılanmamalı. Sorun veriliş biçimiyle ilgili, medyada belirli kesimlerin temsil edilmeme sorunuyla da karşılaşıyoruz. Kadınlar, çocuklar, eşcinseller medyada temsil edilmiyorlar ya da yanlış (sadece fail veya kurban olarak) temsil ediliyorlar. “Tinerci çocuk”, “suçlu çocuk” türünden haksız haber başlıkları kullanılıyor, halbuki bu çocuklar suça itilmiş çocuklar, medya dili tekrar gözden geçirilmeli.
14.01.2009

admin

Mesajınızı bırakın