Yayınlar

Pandemi Neoliberalizm Medya

Pandemi ile birlikte gelecek günlerde tüm dünyayı köklü değişikliklerin beklediği apaçık ortada.Ülkeler kendi kaderleriyle baş başa kalmış durumda ve bazı güçlü ekonomiler dışında çoğu ülkenin halkları büyük zorluklar yaşıyorlar ve yaşayacaklar.

Kar hırsıyla, insan canını tehlikeye atma pahasına üretimin sürdürülmesi, halk ve sağlık sektörü yerine büyük şirketlere sunduğu yardım paketleri,neoliberal sistemin gerçek yüzünü göstermektedir. Pandemi, özelleştirme politikalarıyla neredeyse bitirilen sağlık sistemi ve sosyal haklar için mücadele etmenin önemini de bir kez daha ortaya koymuştur.

Geleneksel medya mevcut güç yapılarına meydan okumuyor. Oysa medyanın, hegemonik düzeni yeniden üretmeye hizmet etmek gibi bir derdi olmaması, aksine ezilenlerin yaşadıklarını ve karşılaştığı engelleri haber yapması gerekmekte. Özellikle Türkiye’de haber ajansları kendilerine verilen bilgileri haber olarak paylaştılar, habercilik yapmadılar ve bu durum halen devam etmekte. Bu anlamda pandemi döneminde alternatif medyanın ne kadar önemli bir görevi yerine getirdiği bir kez daha gözler önüne serildi…

Koronavirüs Günlükleri

Kitle iletişim araçları uzun zamandır dünyayı ve kendimizi nasıl deneyimlediğimizi şekillendiren güçler olarak kabul edilmekteler. COVID-19 dünyamızı ve günlük yaşamlarımızı algılama biçimi üzerine derin etkisi olan küresel bir sağlık krizi yarattı. Küresel salgınlar,
doğal afet veya trajedilerden farklı olarak, tek bir yerle veya bir grup kurbanla sınırlı olmayıp, öngörülemeyen travmalar yaratma potansiyeline sahipler; sevdiklerini yitirmek, sağlık hizmetlerine erişememek zoraki tecrit altında tutulmak bireyleri doğal olarak çok kötü etkiliyor. Kriz dönemlerinde, yanlış-eksik bilgilendirme ve aşırılık, gündemi
belirlemede birbirlerini karşılıklı olarak beslerler; halbuki kamuoyunun en çok doğru ilgilenmesi gereken zaman da kriz dönemleridir. zira bu süreçte komplo teorileri, histeri, nefret, yalan haber her zamankinden çok pompalanır. Bilimsel bilgi akışı durduğunda, gedikleri klişeler, önyargılar, spekülasyonlar ve nefret söylemi doldurur. Son günlerde, dünyanın en büyük sosyal medya platformları, COVID-19 hakkında yayılan sahte raporlar, hack girişimleri ve açık yalanlarla mücadele ediyor. Google ve Facebook, yanlış bilgilerle başa çıkabilmek için yeni önlemler aldı. BBC ve Kanal 4 gibi medya kuruluşları da enformasyon denetim siteleri kurdular. Çevrimiçi ortamda dolaşan enformasyon miktarının fazlalığı ile yanlış bilgide artış, eleştirel düşünme ihtiyacını vurguluyor. Medya, toplumlarımızda karşılaştığımız eşitsizlikler hakkında farkındalık yaratılmasına öncülük edip, toplumun hastalıklarım açığa vurabilecek bir ayna tutma kapasitesine sahip. Bunu da sosyal değişimin bir aracı olarak, insan haklan temelli habercilik yaparak, adaletsizliklere karşı güçlü bir baskı grubu oluşturarak gerçekleştirebilir.

LGBTİ Bireyler ve Medya

Medyanın LGBTİ’leri temsili ve onlara karşı tutumu, temel özgürlüklere yönelik nefret söylemi, ötekileştirme, hedef gösterme, etiketleme, hakaret gibi saldırıları içermektedir. LGBTİ bireylere yönelik ayrımcılık medyanın en önemli sorunlarından biridir; medya cinsel yönelimlere ve cinsiyet kimliklerinin eşitliğine önem vermeyen, hatta ötekileştiren bir tutum içindedir. İnsanlar cinsel yönelimleri göz önünde bulundurularak
medya alanında iş bulamamakta ya da işten ilk uzaklaştırılanlar olmaktadır. Medyanın söylemi LGBTİ’leri hedef alan ve nefret içeren örneklerle doludur. Medya, LGBTİ haberlerini şiddet içeren 3. sayfa
haberleriyle, cinsel içerikli, toplum ahlakına aykırı olarak vermekte, LGBTİ bireyleri ise “sapkın” veya “canavar” gibi sunmaktadır. Bu aslında genel anlamıyla tüm “öteki”ler için de geçerli bir durumdur.

Journalism ‘a Peacekeeping Agent’ at the Time of Conflict

Journalism ‘a Peacekeeping Agent’ at the Time of Conflict offers various perspectives to the question ‘Could journalism play a rose as a peacekeeing agent in many contexts pf conflict? with the contribution of academics from different countries. The book deals with media’s current issues through different aspects by presenting comparative studies on peace journalism, such as investigative journalism, media freedom, feminist news criticism, alternative media, peace photography, and fear culture. Also, in many chapters it provides a roadmap for implementing peace journalism to resolve conflict-orinented problems.

Medya Nefret ve Ötekileştirme

“Devletin ideolojik aygıtı olan medyanın, kendi gündemini yaratırken, hem örtük hem açık biçimde ırkçılık, etnik ön yargı, zenofobi, antisemitizm gibi kavramlar üzerinden nefreti yeniden ürettiğini ya da pompaladığını biliyoruz. Medya olumsuz, alaycı ifadeler, küfür, hakaret, aşağılama, abartı taktiklerine başvurarak “öteki” leştirdiği ve “hedef” haline getirdiği grupları kamu güvenliğini tehdit edici “potansiyel risk ve tehdit saçan öcüler” gibi sunarak, toplumdaki “öteki” gruplara karşı beslenen ön yargıları pekiştirir ve bu grupların kendilerini korumasız ve savunmasız hissetmelerine yol açar.

Haber Okumaları

Yasemin İnceoğlu ve Savaş Çoban ın derlediği Haber Okumaları, güncel tartışmalar eşliğinde, dezenformasyonun ve iktidarın baskısının ortalığı toza dumana boğduğu bir ortamda medyayı ve “haber”i çeşitli veçheleriyle ele alan yeni bir kavrayış çabasının adımlarını temsil ediyor.

İnternet ve Sokak

Günümüzün bu kendinden çok söz ettirmeye başlayan dijital aktivizm türleri ile

Hindistan Günlükleri

Hindistan’da bulunan Jawaharlal Nehru Üniversitesi’nin Medya Çalışmaları Merkezi’nde çalışmalarımı sürdürmek amacıyla 2013-2014 akademik yılının ikinci yarısını Yeni Delhi’de geçirdim. Hindistan’a ilk gelişim değildi; daha önce de turistik amaçlı ziyarette bulunmuş ve bu coğrafyadan çok etkilenmiştim.

Azınlıklar, Ötekiler ve Medya

Özne “öteki” üzerinden kendisini tanımlar, özne için “öteki” vazgeçilmezdir, varoluşunu tanımlayabilmesinin zorunlu koşuludur. Toplumsal anlamda bir yapının kendini tanımlayabilmesi için de “öteki”ne ihtiyacı vardır ve “öteki” olmadan kendi konumunu belirleyemez. Örneğin, milliyetçiliğin var olması için bir düşmana ihtiyaç vardır.

Küresel Habercilik ve Söylem

“Küresel gazetecilik bünyesinde çatışmanın, küresel krizlerin, küresel kültürün yanı sıra, dünyadaki gazetecilik kültürlerinin haritasını ve analizini yapmaya yönelik çeşitli araştırma alanlarını da barındırır. Küresel gazetecilik, küreselleşmenin olmazsa olmazı sayılan alan-güç-kimlik unsurlarını formüle ederek şu soruları sorar : Gazetecilik siyasi kimlikleri temsil ederken sınırları ne kadar aşabilmektedir?…

Nefret Söylemi ve/veya Nefret Suçları

Kimlik bilinci ve kimliksel ayrışmayla paralel olarak belki de, ülkemizde son yıllarda yeni bir suç türünden ve fiilinden söz edilmeye başlandı : Nefret söylemi ve nefret suçları. Belki bu sınıfa giren söylem ve fiillerin tarihi daha eskilere dayanıyor ama anlaşılan o ki bunu çok uzun bir süre yalnızca maruz kalanlar hissetti. Nefret suçu, “sır farklı” bir gruba mensup/ait olduğu gerekçesiyle kişilere/mülke karşı işlenen suçları” kapsıyor. Burada farklılığın ifadesi kişi, eylem ya da şey yere ve zamana göre değişerek, etnik köken, dil, din olabildiği gibi, cinsel tercihler, uzun saç, küpe, mülteciler, göçmenler ve engelliler de olabiliyor.

Kadın ve Bedeni

Güzellik kavramı insanoğlunun yolculuğuna paralel olarak, bir dönem tinsel çalışmalarda kendine yer bulurken, başka bir dönemde ise nerdeyse matematiksel formüllere indirgenmiştir. Güzellik, aslında bir anlamda, insanın estetik tarihinin ve bu tarihsel süreç içinde “estetik bir obje olarak insan bedeninin” incelenmesidir.

Metin Çözümlemeleri

Metin her şeyden önce bir yapılır. Bu yapıda, yalnızca metnin yapısal örgüsü değil, aynı zamanda onu çevreleyen dış gerçeklik de söz konusudur. Metinsel sözcükler arası bağlantıların yanı sıra kesitler arası ilişkilerden de doğmaktadır. Metin , Kendi içinde hiçbir şey ifade etmemekte , ancak metin ve dünya bilgisi ile kurulan bağlantı sonucu bir anlam taşımaktadır. Bu bağlamda da , gerek biçim gerekse anlam düzeyinde üretimsellik olgusunun simgesi olarak metin farklı biçimler ve farklı anlamlar taşımaktadır.

Medya ve Çocuk Rehberi

Medya ve çeşitlilik” Kavramı, medya endüstrisi ürünlerinden temsil edilen ve çoğunluğa göre korumasız kesim olarak kabul edilen çocukları, kadınları, toplumdaki farklı ırk, etnik köken ve dini inanç grupları ile farklı cinsel tercihlere sahip bireyleri kapsamına alır.Toplumsal koşullara ve iletişim teknolojinde ilerlemelere paralel bir biçimde farklı isimler altında tanımlanabilecek yeni gruplar ve zamanla bu çeşitlikte yerini bulur.

Uluslararası Medya

“Uluslar arası Medya:Medya Eleştirileri”, adlı kitap, ABD’de haber endüstrisinin gelişim süreci, AP, UPI haber ajansları, CNN ve Uluslar arası İletişimdeki Etkisi, Vietnam Savaşı, I.ve II.Körfez Savaşları döneminde ABD medyasının haber politikaları(dezenformasyon ve manipülasyona dayalı) ve El Cezire TV kanalı ile diğer Arap medyasının yorumlarına yer vermekte, diğer yandan, Latin Amerikan, Doğu Avrupa, Fransız, Japon, İtalyan, İngiliz, Alman, İspanyol medyasını da ülkelerin siyasal rejimleri ile karşılaştırarak ele almaktadır.

İletişimde Etkileme Süreci

İletişimde Etkileme Süreci:Seçim Kampanyalarından Örneklerle adlı ortak(Şengül Özerkan ile birlikte) çalışmada, “iletişim” ve “etki”ye konu olan kavramlar üzerinde durulmuş, seçim kampanyası gibi etkilemeye dayalı bir etkinlikte “insan” faktörünün nerede konumlandırıldığı irdelenmeye çalışılmıştır.1995 Genel Seçim Kampanyalarından Örneklerin yanı sıra,ABD’deki Siyasal Reklamcılığın Gelişim Süreci(1924-1996)’ne yer verilmiştir.

Medyada Kadın

Gazetecilik 24 Saat…Medyada Kadın ve Kadın Gazeteciler adlı ortak kitapta(Yeşim Korkmaz ile birlikte) Geçmişten Günümüze; Eski Uygarlıklar, Osmanlı/Cumhuriyet Dönemi, Atatürk ve Kadın Hakları ile kadın başlıklarının yanı sıra, medyada kadın imajının kullanımı irdelenerek, Türk Medyasında çalışan 50 kadın gazeteci ile yapılan görüşmeye yer verilmiştir.

Medya ve Toplum

Yüksek Lisans Öğrencileriyle birlikte ortaklaşa hazırlanan ve yayına hazırlanan Medya ve Toplum adlı kitapta,”Medyanın Toplum Ruh Sağlığı Üzerine Olumsuz Etkileri”, ”Siyasal Reklamcılık”,”TV’nin Gündem Oluşturma Etkisi”,”Yazılı Kitle İletişim Araçlarında Türkçe’nin Yanlış Kullanımı”, “Medyanın Çocuklara Etkisi”ve “Türkiye’de TV’nin Kitle İletişimi ve Gelişimi Üzerine Etkileri”başlıklı konular, ekip çalışmasına güzel bir örnek oluşturmaktadır.